Vip Üye
User ID: 127097 Mesajlar: 5.792
Ruh Halim: Rep Gücü: 41 REP Puanı : 116 REP Seviyesi :   Teşekkür Sayısı: 79
76 Mesajina 92 Tesekkür Aldi
| Kadinlarimizla Yükseldik ../ | |  Bugün Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı verilmesinin 78'inci yılını gururla kutluyoruz.
Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada, 'Atatürk inkılaplarının toplumumuza etkisi bakımından en önemlilerinden birisi şüphesiz kadın hak ve özgürlüklerini sağlamış olanıdır'' denildi.
Genelkurmay Başkanlığı, 3 Nisan 1930'da Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanıyan Yeni Belediye Kanunu'nun kabulüne ilişkin internet sitesinde bir açıklama yayımladı.
Sitenin ''Tarihten Kesitler'' bölümünde yer alan açıklamada, kadının, yaşayan bir toplumun, bir milletin en temel ögelerinden olduğu belirtildi. Erkeği ve çocuklarıyla o toplumun içinde binlerce yıl geriden gelen bir yaşamı beraber şekillendirmiş ve gelecekte de yaşamın şekillendirilmesini sağlayacak en önemli unsurun da yine kadın olacağı vurgulanan açıklamada, Türk kadınının geçmiş yüzyıllardan yaşadığımız çağa kadar üzerine düşen bütün görevleri başarıyla yerine getirdiğine işaret edildi.
Atatürk'ün, Türk kadınına ilişkin ''Ey kahraman Türk kadını, sen omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın'' tanımlamasının yanı sıra, ''Dünyada hiçbir milletin kadını, 'Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar gayret gösterdim' diyemez.Kimse inkar edemez ki bu harpte ve ondan evvelki harplerde milletin hayat kabiliyetini tutan hep kadınlarımızdır'' sözleri de anımsatılan açıklamada, Atatürk'ün yalnız bu sözleriyle değil, daha başka pek çok defa övdüğü Türk kadınının İstiklal Savaşı'nda, elindeki silahla gönüllü olarak dövüşerek kan döküp şehitler verdiğini ve aynı zamanda analık görevi ile diğer görevleri de en sert koşullar içerisinde başardığını belirttiği kaydedildi.
Açıklamada, şöyle denildi:
''Elinde silahıyla cephelerde mücadele eden pek çok Türk kadını vardır. Nene Hatun, Tayyar Rahmiye, Gördesli Makbule, Erzurumlu Fatma Seher, 70'inci Alay Komutanı Hafız Halit Bey'in kızı Nezahat isimli Kuvayi Milliyeciler, tarihe geçmiş kadın savaşçılarımızdan birkaçıdır. Bütün bu girişimlerinde kadınlarımızı yöneten ne bir kanun ne de bir yönetmelik vardır. Her şeyi gönüllü olarak yapmaları onlara ayrı bir büyüklük ve değer katmaktadır.
Atatürk 21 Mart 1923'te şöyle sesleniyor: 'Çift süren, tarlayı eken, ormandan odun ve keresteyi getiren, mahsulleri pazara götürerek paraya çeviren, aile ocaklarının dumanını tüttüren, bütün bunlarla beraber sırtıyla, kağnısı ile kucağındaki yavrusuyla yağmur demeyip, kış demeyip, sıcak demeyip cephenin mühimmatını taşıyan hep onlar, hep o ulvi, o fedakar, o ilahi Anadolu kadınları olmuştur. Binaenaleyh, hepimiz bu büyük ruhlu, büyük duygulu kadınlarımızı şükran ve minnetle ebediyen şerefli (taziz) ve kutsal sayalım (takdis edelim)' demiştir.''
''İNKILAPLARIN EN ÖNEMLİLERİNDEN BİRİ...''
''Atatürk inkılaplarının topluma etkisi bakımından en önemlilerinden birisi şüphesiz kadın hak ve özgürlüklerini sağlamış olanıdır'' denilen açıklamada, 1923'te Cumhuriyet'in ilanı ile Türkiye'nin yeni bir döneme girdiği ve TBMM'de yeni kanunların hazırlanmasında; mebus adedi belirlenirken kadınların da millet ferdi olarak sayılması ve vatandaşlık hakkına sahip olması konusunun görüşüldüğü hatırlatıldı.
Açıklamada, şöyle devam edildi:
''1925'teki nutuklarında da Atatürk, kadın meselesinde şunları söylemektedir: 'Bir milletin yalnız erkeklerinin ilerlemesiyle o millet yükselemez. Çünkü eğer kadın aynı ölçüde ilerleme halinde olmazsa erkeğin yükselmesi mümkün değildir.'
Böylece Atatürk'ün telkin ve istekleri kadınların da kültürlü olmalarına işaret etmektedir. Medeni Kanun'un 1926 yılında kabulü ile aile hayatına yenilikler getirmiş ve kadına erkekle eşit haklar tanınmıştır. Atatürk, kızların hemen hemen her meslekte yetişmeleri, tahsil sahibi olabilmeleri ile iş ve düşünce hayatına büyük bir ölçüde katılımından yana olduğunu belirtmiştir. Bu amaçla İstanbul'da 'Türk Kadınlar Birliği' kurulmuştur.
3 Nisan 1930'da da Meclis'te müzakeresi bir yılda tamamlanan yeni Belediye Kanunu kabul edildi. Böylece kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmış oldu. Aynı gün Afet İnan, Türk Ocağı Merkezinde Türk kadınlarının seçim haklarına ilişkin verdiği konferansta, 'Kadın seçim hakkını almalıdır, çünkü demokrasinin mantığı bunu gerektirir' diyerek sözünü tamamlamıştır. 1930 yılı belediye seçimleri kadınlara, 'seçimlere katılma, belediye meclislerine üye olma, seçimlerde aday olma hakkını' sağlaması nedeniyle oldukça büyük önem kazanmış ve dikkat çekmiştir. Kadınlara tanınan haklar, Türkiye'nin demokratikleşmesinin en önemli göstergelerinden biri olmuştur.
Bu gelişmelerin ardından 26 Ekim 1933'te, kadınlara, köy ihtiyar heyetleri için yapılan seçimlerde seçme ve seçilme hakkı vermek amacıyla Köy Kanunu'nda değişiklik yapıldı. 3 Aralık 1934'te Anayasa'nın 10. ve 11. maddelerindeki 'her erkek Türk' ifadesi 'kadın, erkek her Türk' şeklinde değiştirilmiş ve meclise kanun teklifi yapılmıştır. 5 Aralık 1934'te de TBMM kadınlara seçme ve seçilme hakkını tanıyan yasayı kabul ederek, Türk kadınına yasalar önünde erkeklerle eşit haklar verilmiştir. Böylece Türk kadını Atatürk'ün önderliğinde gerçekleştirilen devrimle pek çok Avrupa ülkesinden önce seçme ve seçilme hakkını kazanmıştır.''
Açıklamanın yanı sıra Afet İnan'ın Türk Ocağı Merkezinde kadınların seçim haklarına ilişkin verdiği konferansa ilişkin fotoğrafın yanı sıra Atatürk'ün İzmir Kız Lisesi'ne gerçekleştirdiği ziyaretin fotoğrafı da yer aldı.
Ayrıca, ilk kadın avukat Beyhan Hanım'ın 28 Kasım 1928 günü İstanbul'da çıktığı bir duruşmada bir kadını savunurken çekilmiş fotoğrafı ile seçim meydanlarında konuşma yapan Türk kadınları, ilk kadın doktorlar ve Ankara Ticaret Lisesinde daktilografi dersindeki kadınlara ilişkin fotoğraflara da yer verildi.
ASKERHABER |
___________________________________ Bir gün körebe oynarsak gizlice açarım gözlerimi; seni kaybetmeyi kaldırmaz içim... |