05-12-2007, 14:54
|
#1 (tekli aç) (permalink)
|
Vip Üye
User ID: 573 Mesajlar: 7.413
Ruh Halim: Teşekkür Sayısı: 33
175 Mesajina 562 Tesekkür Aldi
| Benim Yalın Hallerim | | Benim Yalın Hallerim
Düşüncelerime kilit vuramıyorum.Beynimin kıvrımları arasından seçip ayıkladıklarım, düşünceler yumağı olup öbek öbek toplanıyor kafatasımın içinde... Sonrasında; sıraya koyuyorum düşünce yumağımın içindekileri; birer birer. En sondaki, hemen öne geçmeye çalışıyor kimi zaman. Renginde sevgi varsa ve buram buram sevgi kokuyorsa eğer; e tabi ki ona, öncelik veriyorum ister istemez. Diğerlerine haksızlık mı ediyorum sanıyorsunuz? Etmiyorum tabi ki. Sevgiler ertelenmez ya hani!...
Fesleğenin genzimi dolduran kokusunu sevmemek ne mümkün... Aşk mektubunu dalgalar arasında arayıp duran martıların çığlıklarını sevgiyle duyumsamamak olur mu hiç... Minik bedeni ve bitmez tükenmez sabrıyla yük taşıyan karınca, sevilenler sınıfımda yer alır elbette... O koskocaman gövdesiyle, merhamet yüklü yüreği sayesinde, ayağının altındaki yumurtayı kırmadan durabilen fil, sevginizi kazanmaz olur mu hiç!...
En kuytu karanlıklarımızı aydınlatan, yaşam kaynağımız güneşi sevmemek olur mu hiç!... Onun sevdalısı ay dedemiz! Hani geceler boyu dil döker, güneşe olan sevdasını anlatıp durur yıldızlara sevgili ay. Kayan yıldızlarla sevgi yüklü mektuplar gönderir güneşe. Sonra utanır güneşe olan sevdasından ve vazgeçer aşkından. Sabah olunca alıp başını gider uzaklara... Kimi zaman da inatla bekler, sabahtan öğlene kadar görebilirsiniz onu gökyüzünde. Kim bilir belki güneş anlar sevdasını da karşılık verir aya...
Mevsimlerin sevgi dolu öyküleri vardır, düşüncelerimin yumağında. Mevsimlerin bir birine olan sevdalarını anlamaya çalışırım. İlkbahar hiç yalnız çıkamaz ortaya. Peşi sıra coşkuyla gelen yaz, güzelliklerini yavaş yavaş sunar doğaya. Centilmen yaz, saygıyla yol verir ilkbahara; önce ilkbahar ardından yaz selam verir doğaya. Hep el ele tutuşup gelirler, veya arkalı önlü... Hep; önce ilkbahar, ardından yaz...
Sonbaharla kışın aşkı farklı mı sanki!... Onlarda tutkundur birbirine, vazgeçemezler ne sevdalarından ne de zorluklardan. Sonbaharın önüne geçivermez kış. Bekler ki, önce sonbahar tanıtsın kendini doğaya. Alışsın insanlar, soğuk esen rüzgarlara. Ardından ağır ağır süzülür kış. Saygıyla uğurlar sonbaharı, karakış kapıdan... Kimi zaman iyice yerleşir bulunduğu yere kara kış; ağır ağır. Ah bir de ilkbahar biraz gecikirse dalgınlıkla, o zaman dokunmayın kışın keyfine; ağırdan alır iyice, bitmez geçip gitmez bir türlü... Fırsatını bulduğunda da; eğlenir durur ilkbaharla. Bir gün sıcak, bir gün soğuk. Bir gün yağmurlu bir gün rüzgarlı, oyalanıp durur gönlünce...Dört mevsim; yıl boyunca yaşayıp dururlar sevdalarını...
Fesleğeni, martıları... Ay ve güneşi... Mevsimleri... İnsanın yüreğinde kök salan sevgi tohumlarıyla... Barış yüklü bulutların, sağanak yağmurlarıyla ıslanan bereketli topraklarında, yaşayabilmek umuduyla.....
(Alinti) |
|
| |