Hayırsızlarboard-Hayırlara Vesile Olsun

Geri git   Hayırsızlarboard-Hayırlara Vesile Olsun > ..:: Hayirsizlar SohbetEvi::.. > Kahve Bahane Sohbet Şahane

Hayırsızlarboard'a hoşgeldiniz. Boardumuzdan Daha fazla yararlanmak için Buraya Tıklayınız. Forumumuza Üyeyseniz ve Giriş yapamıyorsanız Lütfen Buraya Tıklayınız..Mailinizle ilgili probleminiz varsa bizimle iletişime geçmek için Lütfen Buraya tıklayınız.

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Kurallar Etiketler Arama


Kahve Bahane Sohbet Şahane Muhabbetsiz kalmayalım..Hayırsızlar Sohbet evi

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 21-04-2009, 21:22   #1 (tekli aç) (permalink)
• Administrator •
 
MystifieS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
User ID: 7
Üyelik tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 13.937
Ruh Halim:
Rep Gücü: 15
REP Puanı : 138
REP Seviyesi : MystifieS will become famous soon enoughMystifieS will become famous soon enough
Teşekkür Sayısı: 148
192 Mesajina 246 Tesekkür Aldi
Standart Türkiye'yi Sevmek için 50 neden




Boğaziçi
Kokusu, vapurları, martıları, köprüleri, yalıları... "Mehtabı hoş, güneşi hoş, gülü hoş Boğaziçi... "Herkesi eder sarhoş" diye şarkısı bile vardır. İçinden deniz geçen şehir, ya da kenarlarında şehir olan deniz... Erguvanları, gülleri, aşklarıyla Boğaz, bu ülkenin en büyülü yeridir...



Mardin
Müslüman'ından Süryani'sine, Yakubi'sinden Yezidi'sine farklı mezheplerin yıllardır bir arada yaşadığı, Mezopotamya ile Anadolu arasındaki köprü Mardin. Onu özel yapan ise, hem başta saydıklarımız hem de binlerce yıllık tarihi taş evleri, hanları, medreseleri, cami ve kiliseleriyle açık hava müzesi oluşu. Zaten yalnızca biz değil, kenti "Dünya Mirası Listesi"ne alan UNESCO da böyle düşünüyor.

Şarap
Ne Kaliforniya, ne Fransa bağları... Mağrur olmasınlar... "Hep bir halli Turhallıyız/ Biz bize benzeriz/ Yüz bin kerre tövbe eder/ Gene şarap içeriz..." Hangi dilde var? Kapadokya'dan Tokat'a, Midyat'tan Akhisar'a bağlar ve bağbanlar... Hem çok şehirli, hem her yerli... Rafine beylere, utangaç hanımlara...


Hamam
Hamamı ikiye ayırmak gerekir: Erkek ve kadın hamamı... Osmanlı'da, genç kızlar nazardan korunsun diye, ellerinin sandal ağacı yağlarıyla ovulduğu gizli, sırlı bir alandır kadınlar hamamı. Erkekler hamamında ise ortam farklıdır. Burada, hamamın altında yanan ateşi tutan külhanbeylerinin ve tellakların sözü geçer. Şimdilerde turistik meze kıvamında sunulsa da, yüzyıllarca aşka, sabra, sırlara, şakalara ev sahipliği yapmıştır. Hamamlar aynı zamanda entrikaların, hırsın, dedikodunun, yani günahların da ev sahibidir.





Sezen Aksu
Geçen yaz, Türkiye'de yayın yapmaya hazırlanan bir yabancı kanal, "Sezen Aksu çalamayız" diyecek oldu da, memleket ayaklandı. Harici tüm müzik istasyonları ve Türkçe televizyonlar bir anda Sezen'in şarkılarıyla çınlattı ortalığı. Bu sevgi uğultusu karşısında dili tutulan kanalın geri adımları birbirine dolandı. Dünyada kaç şarkıcı böylesi bir yanıta mazhar olabilir? Yıllar önce kaybettiğimiz Ümmü Gülsüm gibi; ninni de söylese, undergrounda da girse, önünü ilikleyerek dinlemiştir onu bu halk. Herhangi bir şarkısıyla anısı olmayan yok gibidir. Acının beden, sevincin rehber öğretmenidir. Dersine devamsızlık yapan görülmemiştir.






Mizah dergileri
Makro Paşa, Merhum Paşa, Malum Paşa, Akbaba'yla başlayan Türkiye'nin muhalif mizah serüveni, Oğuz Aral'ın Türk halkına güzelliği Gırgır'la sürdü. Aral, Türk mizah dergiciliğini sokaktan topladığı yeteneklerle tekrar sokağa saldı, mizahı Türkiye'de yeniden bir mesele yaptı. Rivayet odur ki, ölmez eseri Gırgır'ın piyasaya sürüldüğü cuma günleri, tüm İstanbul derginin renklerine bürünürmüş. Bir zamanlar haftalık yarım milyon tirajı bulan bu dergi, hayattayken Mikrop ve Limon'un tahkimiyle; sonrasında Leman'ın yaşattığı anısıyla literatürü tayin etmiştir. Bugünse minimalist mizahıyla Penguen ve yeni parıldamaya başlayan Fermuar da siyasi iktidarın adım atamayacağı sanat kuleleri haline geldi



Karadeniz yaylaları
Muhteşem bir manzara, temiz hava ve sevecen espri dolu insanlar. İşte Karadeniz yaylalarının vazgeçilmezleri... Karadenizliler sıcakların başlamasıyla, sahilleri terk eder, yaylaya çıkar, tulum çalar, türkü söyler, horon teper...
Büyük mutluluktur, bulutların üstünden aşağıya bakmak...
Yağmur, sis, bulut yakışır Karadeniz yaylarına, ayrı bir güzellik katar... En ünlüleri Ordu'nun Çambaşı, Giresun'un Sis Dağı, Trabzon'un Uzungöl, Rize'nin Ayder, Artvin'in Kafkasör yaylasıdır.
Ama Karadeniz'de neredeyse her ilçenin bir yaylası, her yaylanın ayrı bir şenliği vardır. Hepsi birbirinden güzel ve eğlencelidir...





Futbol geyiği
Bir kere yönetim bu işi bilmez... Eğer o da teknik direktörse!.. Yanlış yerde oynatıyor adamı!.. Türkiye'de her on kişiden on ikisinin sinemacı olduğunu söyleyen Aziz Nesin bilememiş bu durumu, memlekette her on kişiden yüz kişi teknik direktördür... Sınıf ayrımından, mide krampından, eğitimdeki eşitsizlikten, dil yaresinden, pabuç pahasından, küresel ısınma belasından... Can kurtarır yani... Hafifletir... Kendini önemli hissettirir... Kaldığı yerden devam ettirir... Ayni cümleler bu kadar mı çekici gelir? Eşsizdir... Burun kıvıranlara ise cevabımız net: Bırakın bu işleri, devlet su işleri...









Ankara'da dostluk
Kravatları ve gömlekleriyle aslında bir memur kentidir Ankara. Bu kimilerine tekdüze gelir; ama onlar, Ankara'nın dostluklarını bilmeyenlerdir. Bürokratik kimliğine tezat, sıcacık bağlar vardır insanlar arasında. Ufak tefek şeyleri geçin, bir ömrü paylaşır onlar. Ankaralı olup da Ankara'da olamayan, en çok dostlarını özler.







İşkembe/Kokoreç
Gün aydınlanıp da bitmeyince muhabbet, işkembecide alırız soluğu... Bol sarımsak, bol acı, sirke ve muhabbet... Şirden, damardan tuzlama... Bir de şu sakatat familyasından kokoreç var tabii. Sokak aralarında bize göz kırpan büyük lezzet. AB yolunda vermeyeceğimiz tek ödün!





Radikal 2
Bir hafta sonu zenginliği, aydınlık rehber. Ona bakılmaz ve göz atılmaz. Radikal 2'nin doğru fiili okunmaktır. Okurken yorulmak. Okurken yutkunmak, gülümsemek, "bence de" demek. "Evet, neden böyle?" sorusuna hazırlanırken cevabı bulmak. Çok renkli cevapları, entelektüel iştahın çaresi, dünyanın renkleri, Türkiye'nin renkleri. Bazen yalnızlık duygusunu yok eden, bazen "ne kadar yalnızız" dedirten. Hafta sonu eki demeye kıyamayız, o Radikal 2.




İstanbul Modern
Genelde sevilmez liman semtleri; üstelik kültürel elite dair bir iz de görülmez liman semtlerinde. Ama biz Türkler, elitin de her türlüsünü liman semtine bulaştırmayı başarmışızdır ki bunu müsebbibi İstanbul Modern'dir. İstanbul Modern, 2004'te İstanbul Karaköy Limanı 4 No'lu Antrepo'da açılmış bir modern sanatlar müzesidir. Bir yandan da Aya İrini'yle 1868'de başlayan Türk müzecilik serüveninin zirvesidir



Cem Yılmaz
Cem Yılmaz, Türkiye'nin neşesidir. Allah onu bu milletin başından eksik etmesin.




Türk girişimcisi
Vapurlarda, tren istasyonlarında, otobüs garlarında Türk pazarlaması ve reklamcılığının tohumları atıldı. Bir de her sokağın köşesinde şaşırttı bizi Türk girişimcisi, "Nasıl bu kadar ucuz olur?" diye. Pazarlarda "ikizlere takke" (sutyen) diyerek güldürdü bizi. En ıssız en kervan geçmez yol kenarında, bal ve yemiş satarak cesaretini kanıtladı. İç Anadolu'daki yol kenarında ya da Los Angeles'ta sunset strip'te "Mavi"nin billboard'unu gördüğümüzde anlarsınız işte: "Çok güzel oluyoruz!"





Kuyum ustaları
Kökü Urartulara kadar varan Anadolu kuyumculuğu en has ustalarını da yine bu topraklardan çıkarmıştır. Bu yüzden bir kuyumcuya zanaatkâr demek yanlıştır; çünkü onların hepsi birer sanatkârdır. Mardin'den, Trabzon'dan, Diyarbakır'dan, Van'dan yani bu toprağın dört bir yanından çıkar bu sanatkârlar. Ermeni, Türk, Süryani olurlar; ama adlarının sonuna mutlaka usta koyarlar. Çünkü usta olmayanın foyası ortaya çabuk çıkar...




Şener Şen
İnsanımızda ne varsa, onda da vardır. Bizden biridir. Güldürürken ağlatır, ağlatırken güldürür. "Züğürt Ağa"mız, "Çıplak Vatandaş"ımız, "Namuslu"muz, "Eşkıya"mız, "Muhsin Bey"imiz... "Hababam Sınıfı"nın çapkınlığa, kurnazlığa soyunurken her seferinde başını derde sokan beceriksiz jimnastik öğretmeni Badi Ekrem'i unutmak mümkün müdür? Bıkmadan seyreder, elinde topuyla yandan yandan yürürken, bir yandan genç güzel öğretmene göz süzüşüne kahkahayı basarsınız. Son yıllarda yaş aldıkça daha da bilgeleşti. Karakter rollerine başrol değeri kazandıran, dayanılmaz ağrılarına rağmen müzikalde oynama cesareti ve isteğini gösteren oyuncumuzdur o. Her nevi özveriyi göze alarak sahneye çıkmıştır. Son yıllarda bayağı azalttı oynadığı filmlerin sayısını.



Hababam Sınıfı
Nostaljik tutkumuz. Defalarca okunan masallara doymayan çocuklar gibi, biz de doyamayız Hababam Sınıfı'na. Yavaşladığında ağlatan, hızlandığında güldüren efsane müziği; Tarık Akan, Halit Akçatepe, Adile Naşit, Kemal Sunal, Şener Şen ve Münir Özkul'a ne çok yakışır... Okul otoritesini bize, yaramazlığı otoriteye sevdirir Hababam Sınıfı. Yeni versiyonları ise ancak eskilerine sevgimizi artırır.



Galata Kulesi
Bir uçuş düşünün masalı. Eski İstanbul'un kanıtı. Ceneviz mirası. Kuleye çıktınız mı tüm şehir 360 derece ayaklarınızın altındadır. Ağlayanlar, gülenler, suçlular, masumlar, ilgisizler, sevgisizler, sevgililer. Haykırmamak için zor tutarsınız kendinizi!



Yaşar Kemal
Edebiyatıyla, romanlarıyla bir yandan insanları sevmeyi öğretti, bir yandan da doğanın güzelliklerini tam da bunları yitirmeye başladığımız yıllarda tekrar fark etmemizi sağladı. Sonuçta insandan ve doğadan uzaklaşmış hayatımızın ne kadar yoksullaşmakta olduğunu düşünmemizi sağladı. Yaşar Kemal, antik çağlardan beri insanı ve doğayı sevmeden kendimizi yitirip gideceğimizi fark etmemizi sağladı ve böyle devam ediyor.



İnsan
"Ben Tanrı Misafiriyim"
Kapı tık tık tıklatılır. Tanrı misafiri gelmiştir. Galiba bir tek Türkiye'ye Tanrı misafiri gelir. Türkler, bu dünyada misafir olduklarını iyi bilir. En azından bilmeleri gerekir. Mevlânâ'dan Müslüm Gürses'e, hepsinin söylediği bu değil midir? Rakı kebap efsanesi kadar, Türk misafirperverliği de bilinir. Beş çayı misafirine börek açan anneden Şeker Bayramı şekeri reklam ailesine, güney ellerinde yüzünü güneşe vermiş kahve köşesi dedesinden "bozuk yoksa kalsın abla" minibüs şoförüne, dar sokaklarda hâlâ gazoz kapak oynanan mahallelerinden Doğu sokaklarında şiir şiir bakan veletlerine ve de Ferrari'sine LPG takan bilgelerine tabii... "Bir başkadır benim memleketim insanı" diyerek, seviyor insan Türkiye'yi...



Hamsi
"Hamsi balık değil, ayrı bir mahlukattır."
Karadeniz'de bu sözü sık sık duyarsınız. Hamsi sadece sofraları süslemekle kalmaz. Şarkılar, türküler, fıkralar, atasözleri onunla doludur. Hamsisiz bir öğün düşünülemez. Kahvaltıda yenir, reçeli bile vardır... Buğulamasını, kızartmasını, pilavını, dolmasını yemeğe doyamazsınız. Artık çiftlik çuprası ve çiftlik levreğinin işgal ettiği İstanbul ve Ankara'da da, lüks lokantalarda bile deniz tadını veren ender balıklardan biridir... Sonbaharın başında denizin soğumasıyla birlikte sahile eder. Şölen marta kadar sürer. Ucuzdur, fakir yemeğidir... Ama zenginin sofrasından da eksik olmaz...





Antalya
Hadrianus Kapısı'nı geç, aşağı doğru yürü... Nefesini tut. İstersen yivli minareden in, eski limana çıkarken nefesini tut. İster Kemer'e uzan, ister Belek'e... Beydağı orada hep, merak etme. Bu kadar mı cömertliği tutmuş Tanrı'nın, bundan mı hafifçe mahcubuz denizsiz ülkelilere, ondan mı bağırlara basarız onları da hiç gitmek istemezler... Güzel Antalya. Bizim cennet bahçemiz, vizesiz.



Orhan Pamuk
Askeri darbenin üzerinden henüz iki yıl geçmişti. İnce yapılı, hafif kambur duruşlu, dağınık saçlı genç adam -romancı olmaya karar verdikten yedi yıl sonra- kitapçı vitrinindeki romanına bakıyordu: "Cevdet Bey ve Oğulları." Cevdet Bey'in ardından "Sessiz Ev", "Beyaz Kale", "Kara Kitap", "Yeni Hayat", "Benim Adım Kırmızı", "Öteki Renkler", "Kar" ve "İstanbul" geldi. Ama en çok "Yeni Hayat" romanının ilk cümlesiyle sevdik onu: "Bir gün bir kitap okudum ve hayatım değişti." Milletçe tam olarak tadına varamasak da Nobel, artık onun sayesinde Türk edebiyatının.







Türk kahvesi
Üç vakte kadar gelecek umutlarımız saklıdır telvesinde. Aşkımız, paramız bir Türk kahvesi içimi sonrası beliriverecektir fincanın içinde. Aslında adı Türk kahvesidir ama Yemen'den gelmiştir bilindiğine göre. Dini ortamlarda, gece zikirlerinde uyarıcı olarak kullanılmıştır ilk önce. Kahve, 1550'li yıllarda İstanbul'a geldiğinde, Tahtakale'de hemencecik bir de kahvehane açtırır kendine. Türk kahvesi denilmesinin nedeni aslında pişirme yöntemidir. Pişirilip servis edilen Türk kahvesinin tortusu fincanın dibinde kalır. Zaten çok sevdiğimiz, hiç değilse ahir hayatta bir kere de olsa baktırdığımız kahve falının oluşması da bundan, bu "bizim" olan ritüelden değil midir?








Türk kadınları
Nâzım Hikmet'in şiirinde dediği gibi, onlar "Bizim kadınlarımız.... Anamız, avradımız, yârimiz..." Hiç yaşamamış gibi öldüler evet, bilmedik çoğunu, görmedik, duymadık. Sofradaki ekmeği kendi yemeyip çocuklarına veren annelerimiz. Beyaz tenlerinde ruhumuzu dinlendirdiğimiz sevgililerimiz. Belki de bizim gibi çok az ülkede kadın, sadece kadın olduğu için, dışlanıp, horlandı. Onlar, buna inat, güçlerini kendilerinden alarak, yükseldi. Kimi Sabiha Gökçen gibi göklerde istikbalimiz oldu. Kimi kadınımızın dillere destan güzelliğini dünya önünde tescil ettirdi, Azra Akın gibi. Geniş yüreğiyle sokaktaki sahipsiz çocuklara, hastalara, yaşlılara da ilk önce onlar koştu. Eşlerinin başarılarının arkasında dururken gururla, bir taraftan başarı listelerine girdiler





Tavla
Eğer zar tutmayı bilmiyorsan, düşeş atarsın, yek gelir inadına. Hayat gibidir tavla, umduğunu değil, bulduğunu oynatır adama. Şans oyunudur derler ya, aldanmayın söyleyenlere. Çünkü tavla, çok olasılıklı bir strateji oyunudur. Gürültücü ve kahkahacıdır. Hızlı oynanır. Bir tek, koltuğunun altına alan bozulur oyunun sonunda ya; ona da vuslat bir başka bahara...





Bayramlar
Bayramlar eskiden tekdüze hayatlarımızda bir keyif; siyah beyaz yaşamlarımıza renk; yoksulluğumuza bir avuntuydu. O yüzden eski bayramlar çocukluğu hatırlatır; hüzünlüdür biraz. Şimdi, bayramlar eski ihtişamından yoksun. Ama onun da çaresini bulduk: Tatiller... Hele ki 9 günlükleri... Söylesenize kuzum, böyle tatil kaç millete nasip ki?







Hürriyet
Neredeyse 60 yaşında... Türkiye'nin hafızası, ortak günlüğü, neşeli, havai, ağırbaşlı, duygulu... Her sosyal sınıftan okurun bir köşesine ya da tümüne bakmadan geçemediği, eksikliğini bir gün atlasak bile hissettiren Hürriyet'in sadece kendi bildiği matematiğini çözmek ve taklit etmek imkânsız. Herkes haber yapar ama Hürriyet yazdıktan sonra gündem olur.




Orhan Gencebay
"Sevgili Gönül dostlarım"
"Sevgili Gönül dostlarım, Ben Orhan Gencebay. Yıllardır size seslenen, dertlerinizi, acılarınızı sizlerle paylaşan, sizlerle ağlayıp sizlerle gülen, alkışlarınızla, ilginizle büyüyün Orhan Gencebay. Gücünü sizden alan..." der Orhan Gencebay, 1998 tarihli, okkalı çift CD'li klasikleri girişinde. Bu klasikler gibi Orhan Gencebay da bir klasiktir. Külttür, babadır, kibardır, doğudur, Batı'dır, köylüdür, şehirlidir, "Şikâyeti Yaratana" bir müzik filozofudur... "Besteleri kimimizin gençliğimize, anılarına, kimimizin doğup büyümesine ve yaşamasına eşlik edebilmiş", Türkiye gibidir. Türkiye, Orhan Baba için de sevilir.



Kebap
Şiş kebap - rakı... Uzun yıllar ülkemize gelen turistler, bu ikiliyi dillerinden düşürmedi. Bırakalım onlar kebabı şişle sınırlandırsın. Biz biliyoruz ki kebabın yüzlerce çeşidi var. Ve ne mutlu ki her restoran giderek uzmanlaştı. Artık Adana'sı, Antep'i, Kilis'i, Urfa kebabını en özgün tadıyla yiyebileceğimiz onlarca güzel mekân var.




İzmir'in kızları

Diyor ki Cahit Külebi:
İzmir'in denizi kız
Kızı deniz
Sokakları hem kız
Hem deniz kokar!
Peki nedir İzmir'in kızlarını ayrıcalıklı kılan? Hemen söyleyelim: Her daim bakımlıdırlar ama sadece dışı güzel değildir İzmir kızlarının, içleri de güzeldir. Akdeniz'in hemen dibinde yaşarlar; ama ne ani öfkelenir, ne hemen unuturlar. Bir de İzmir'in kızları hayattan alabildikleri kadar keyif almak ister. Alamazlarsa... "Ziyanı yok bugün olmaz belki yarın" derler... Hayal gibidir biraz da İzmirli kızlar; her aradığında bulamazsın onları; her bulduğunda da alamazsın...





Mavi yolculuk
Mavi gezinin yapılabileceği mevsim, haziran ayından ekim sonuna dek uzanır. Yaz ayları açık havada, güvertede yatmak için en elverişli aylarsa da, güz ayları denizlerin en sakin ve balığın en bol olduğu zamanlardır...



Rakı
Tekerlekten sonraki en yararlı ve yaratıcı, en eşitlikçi buluş... Bir içecek, el kadar yeşilliğin üstündeki gazete kâğıdına da, süt beyazı kolalı keten örtüye de bu kadar mı yakışır? Balığa da, maviye de, camsız meyhaneye de... Dilleri bülbül eder, milleti şair eder, alfabemizin az kullanışlı harfini abad eder... Aman saki... Canım saki... Doldur doldur da verr...






Yeşilçam sineması
Kimler gelip geçti o beyaz perdenin önünden. Kara Murat'ı, Tarkan'ı, yakışıklı esas oğlanları, aşkından, hicranından 'ince' hastalığa tutulan güzel kızları... Kendi derdimizi, aşkımızı mutlu sonlarında unuttuğumuz bizim sinemalarımız. Aşklarıyla oturup ağladığımız âşıklar, sonra bizi birbirimize bağlayan Münir Özkul'lu, Adile Naşit'li aile melodramları. Ve Kemal Sunal'lı, Halit Akçetepe'li komediler... Kimi zaman Aliye Rona'lar, Erol Taş'lar oldu, sinirlenip kızdığımız. İyisiyle, kötüsüyle, trajik ve komiğiyle Türk sineması, bu toprakları çok güzel anlattı.





Nazım Hikmet
Memleketimi seviyorum
Çınarlarında kolan vurdum, hapishanelerinde yattım./Hiçbir şey gidermez iç sıkıntımı/memleketimin şarkıları ve tütünü gibi./Memleketim./Bedreddin, Sinan, Yunus Emre ve Sakarya,/kurşun kubbeler ve fabrika bacaları/benim o kendi kendinden bile gizleyerek/sarkık bıyıkları altından gülen halkımın eseridir./.../Memleketim./Ankara Ovası'nda keçiler/kumral, ipekli, uzun kürklerin pırıldaması./Yağlı, ağır fındığı Giresun'un./Al yanakları mis gibi kokan Amasya elması,/zeytin/incir/kavun/ve renk renk/salkım salkım üzümler/ve sonra karasaban/ve sonra kara sığır/ve sonra ileri, güzel, iyi/her şeyi/hayran bir çocuk sevinciyle kabule hazır,/çalışkan, namuslu, yiğit insanlarım/yarı aç, yarı tok/yarı esir...




İstiklal Caddesi
Bağırış, çağırış, aşk ilanları, aşk kavgaları, koşuşmalar, kaçışmalar, uyanıklar, şaşkınlar, sokak çalgıcıları, tramvay kovalayanlar, kilise çanları, kitapçılar, kafeler, barlar, müzik dükkânları, sinemalar, tarih kokulu binalar, sarhoşlar, seyyarlar, polisler, gösteriler, kalabalıklar, yalnızlar, mutlular, mutsuzlar... İstiklal'de zamanın akışı, o an yaşadıklarınızdan başka şeylere konsantre olma olasılığınızı oldukça azaltır. Bu enerjiyi dünyanın hiçbir yerinde bulamazsınız.






Sokak kedi ve köpekleri
Şefkati onlardan öğrendik. Büyüklerimiz, "Yaklaşma ısırır" dese de başlarını okşamaktan vazgeçmedik. Yuvarlanmalarını, oynaşmalarını, yalanmalarını kıskandık. Trafikle yaşamayı, çöp kovalamayı, restoran müşterilerine şirinlik yapıp yemek kapmayı onlar istemedi. Çetin sokakların, sıkıcı mahallelerin muhteşem renklerine sahip çıkacağız.









Tarkan...
"Kıl Oldum Abi" şarkısıyla kimileri onu sevmemiş, kimileri de yeşil gözlerine meftun olmuştu. Sezen Aksu'nun desteğiyle çıkan ikinci albümü "Şıkıdım", bir anda genç şarkıcıyı zirveye yerleştirdi. Yakışıklılığı, güzel sesi, kıvrak dansı, yurtdışı hayalini gerçekleştirmek için gösterdiği çaba hep takdir edildi. Ama onu insanların gözünde asıl büyüten, skandallar karşısında gösterdiği dimdik tavrı oldu. En ağır suçlamalar karşısında bile "Yaptıklarımın hata olduğunu düşünmüyorum. Bu hayat benim, günahıyla ve sevabıyla..." deyişi, Tarkan'ı Türk halkının gözünde bambaşka bir yere oturttu.




Sarı tabelalar
İnsana, bir ömrüm daha olsa... Yok yok, bir fazlası bile yetmez... Birkaç ömrüm olsa... Beni asıl hedefime ulaştıran ana yoldan sapsam... Şu sarının vaat ettiklerine uzansam... Eski hayatlara ilişsem. Zenginleşsem... Hayal kursam... Öğrensem... Tekrar kapayınca arabamın kapısını derin bir oh çeksem... Toprağa daha farklı baksam..." dedirten sarı tabelalar, bitmek bilmez bu ülkede. Rize'de, Mardin'de, Ankara'da, Ege'de, güneyde... Sınırsızca karşımıza çıkar... Binlerce yıldır mesela Amasya'da bir kral mezarını işaret eder, ya da dünyanın en eski mumyalanmış askerini... Çok hikâyeleri saklar...





Milli Takım
O altın golün üzerinden 5 yıl geçmiş... İlhan Mansız'ın Senegal'e attığı o gol, ezilmişliğimizi bir fiskede savurdu ve bizi dünya üçüncülüğüne taşıdı. O gün yeni bir devir başladı. Kendimizle barıştık. Biz de Niko'dan Can'a, Lefter'den Metin Oktay'a bu formayı ıslatan herkese teşekkür edelim dedik.



___________________________________
.
.
.

Kalbi Çoktan İflas Etmiş..Kimsesiz Bir Kardiyak.. Yalınayak ve Çırılçıplak..


İşte ßen !!!


Başka Bir Zamanı mı Bıraktık Geride?
İçimizde ki "O" Ince Sızıyı da Saklayarak?
Vedalar Değildi ki En Çok Acıtan.. Eskisi Gibi 'ol-a-mamaktı' Korkutan!..

karmakAşık

Hayatdan Vazgeçerim Ama IZMIR'den AsLa...!
MystifieS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
MystifieS Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
Alt 21-04-2009, 21:25   #2 (tekli aç) (permalink)
• MéLaNKoLiK SüPéR Mod •
 
Op1T1p1T1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
User ID: 178189
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 3.443
Ruh Halim:
Rep Gücü: 23
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : Op1T1p1T1 is on a distinguished road
Teşekkür Sayısı: 46
190 Mesajina 331 Tesekkür Aldi
Standart


Cok güzel ellerine saglık..


___________________________________
.
.
Duvarlarım yıkıktı derde çare yokki malesef satırlarımsa çok silik anlatılmaz artık hiçbişey kafandaki endışelere cevap olarak buradayım yine seninleyim sen benim herşeyimm…

.
.
Ben yeminler ettim yine burdayım aklım kaldı cok uzaklardayımm…özlemek yetmez anlarmısın,sensiz anlamsızım!
.
.
Op1T1p1T1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 21-04-2009, 21:26   #3 (tekli aç) (permalink)
• Administrator •
 
MystifieS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
User ID: 7
Üyelik tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 13.937
Ruh Halim:
Rep Gücü: 15
REP Puanı : 138
REP Seviyesi : MystifieS will become famous soon enoughMystifieS will become famous soon enough
Teşekkür Sayısı: 148
192 Mesajina 246 Tesekkür Aldi
Standart


kokorec hakkinda emin diilim ama gerisi az cok dogru


___________________________________
.
.
.

Kalbi Çoktan İflas Etmiş..Kimsesiz Bir Kardiyak.. Yalınayak ve Çırılçıplak..


İşte ßen !!!


Başka Bir Zamanı mı Bıraktık Geride?
İçimizde ki "O" Ince Sızıyı da Saklayarak?
Vedalar Değildi ki En Çok Acıtan.. Eskisi Gibi 'ol-a-mamaktı' Korkutan!..

karmakAşık

Hayatdan Vazgeçerim Ama IZMIR'den AsLa...!
MystifieS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 21-04-2009, 21:28   #4 (tekli aç) (permalink)
• MéLaNKoLiK SüPéR Mod •
 
Op1T1p1T1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
User ID: 178189
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 3.443
Ruh Halim:
Rep Gücü: 23
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : Op1T1p1T1 is on a distinguished road
Teşekkür Sayısı: 46
190 Mesajina 331 Tesekkür Aldi
Standart


iyidir ya kokoracte tiskinip yemesemde


___________________________________
.
.
Duvarlarım yıkıktı derde çare yokki malesef satırlarımsa çok silik anlatılmaz artık hiçbişey kafandaki endışelere cevap olarak buradayım yine seninleyim sen benim herşeyimm…

.
.
Ben yeminler ettim yine burdayım aklım kaldı cok uzaklardayımm…özlemek yetmez anlarmısın,sensiz anlamsızım!
.
.
Op1T1p1T1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 21-04-2009, 21:28   #5 (tekli aç) (permalink)
• Administrator •
 
MystifieS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
User ID: 7
Üyelik tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 13.937
Ruh Halim:
Rep Gücü: 15
REP Puanı : 138
REP Seviyesi : MystifieS will become famous soon enoughMystifieS will become famous soon enough
Teşekkür Sayısı: 148
192 Mesajina 246 Tesekkür Aldi
Standart


yani böööööööggggggg


___________________________________
.
.
.

Kalbi Çoktan İflas Etmiş..Kimsesiz Bir Kardiyak.. Yalınayak ve Çırılçıplak..


İşte ßen !!!


Başka Bir Zamanı mı Bıraktık Geride?
İçimizde ki "O" Ince Sızıyı da Saklayarak?
Vedalar Değildi ki En Çok Acıtan.. Eskisi Gibi 'ol-a-mamaktı' Korkutan!..

karmakAşık

Hayatdan Vazgeçerim Ama IZMIR'den AsLa...!
MystifieS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 21-04-2009, 21:29   #6 (tekli aç) (permalink)
• MéLaNKoLiK SüPéR Mod •
 
Op1T1p1T1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
User ID: 178189
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 3.443
Ruh Halim:
Rep Gücü: 23
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : Op1T1p1T1 is on a distinguished road
Teşekkür Sayısı: 46
190 Mesajina 331 Tesekkür Aldi
Standart


Yenirmi o ya temizmi acaba içi bence içini temizlemiyolar direk pişiriyolar


___________________________________
.
.
Duvarlarım yıkıktı derde çare yokki malesef satırlarımsa çok silik anlatılmaz artık hiçbişey kafandaki endışelere cevap olarak buradayım yine seninleyim sen benim herşeyimm…

.
.
Ben yeminler ettim yine burdayım aklım kaldı cok uzaklardayımm…özlemek yetmez anlarmısın,sensiz anlamsızım!
.
.
Op1T1p1T1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 21-04-2009, 21:52   #7 (tekli aç) (permalink)
• Administrator •
 
MystifieS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
User ID: 7
Üyelik tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 13.937
Ruh Halim:
Rep Gücü: 15
REP Puanı : 138
REP Seviyesi : MystifieS will become famous soon enoughMystifieS will become famous soon enough
Teşekkür Sayısı: 148
192 Mesajina 246 Tesekkür Aldi
Standart


hic bahsetme
Ne igrenc ne igrenccc bikere gördüm karsimda yenildi
böggggg migdem kalkdi resmen iskembe corbasinida nasil yiyorlarsa öggg


___________________________________
.
.
.

Kalbi Çoktan İflas Etmiş..Kimsesiz Bir Kardiyak.. Yalınayak ve Çırılçıplak..


İşte ßen !!!


Başka Bir Zamanı mı Bıraktık Geride?
İçimizde ki "O" Ince Sızıyı da Saklayarak?
Vedalar Değildi ki En Çok Acıtan.. Eskisi Gibi 'ol-a-mamaktı' Korkutan!..

karmakAşık

Hayatdan Vazgeçerim Ama IZMIR'den AsLa...!
MystifieS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 21-04-2009, 21:55   #8 (tekli aç) (permalink)
• MéLaNKoLiK SüPéR Mod •
 
Op1T1p1T1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
User ID: 178189
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 3.443
Ruh Halim:
Rep Gücü: 23
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : Op1T1p1T1 is on a distinguished road
Teşekkür Sayısı: 46
190 Mesajina 331 Tesekkür Aldi
Standart


2 side aynı ya ne oldukarı belli deil


___________________________________
.
.
Duvarlarım yıkıktı derde çare yokki malesef satırlarımsa çok silik anlatılmaz artık hiçbişey kafandaki endışelere cevap olarak buradayım yine seninleyim sen benim herşeyimm…

.
.
Ben yeminler ettim yine burdayım aklım kaldı cok uzaklardayımm…özlemek yetmez anlarmısın,sensiz anlamsızım!
.
.
Op1T1p1T1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 22-04-2009, 15:55   #9 (tekli aç) (permalink)
• Co - Admin •
 
_ANGEL_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
User ID: 15194
Üyelik tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 13.184
Ruh Halim:
Rep Gücü: 92
REP Puanı : 207
REP Seviyesi : _ANGEL_ has a spectacular aura about_ANGEL_ has a spectacular aura about_ANGEL_ has a spectacular aura about
Teşekkür Sayısı: 54
161 Mesajina 180 Tesekkür Aldi
Standart


çok güzeeeeeeeeeeeeeeeeeeeel tşk paylasımın için harikasın


___________________________________
okulda defterime, sirama agaclara, yazarim adini
okunmus yapraklara, bembeyaz sayfalara yazarim adini
yaldizli imgelere, toplara tufeklere, krallarin tacina
en guzel gecelere, gunun ak ekmegine, yazarim adini
tarlalara ve ufka, kuslarin kanadina,
golgede degirmene yazarim.
uyanmis patikaya, serilip giden yola,
hinca hinc meydanlara adini Eyy Özgürlük !

kapimin esigine, kabima kacagima, icindeki aleve,
canlarin oyununa, uyanik dudaklara yazarim adini.
yikilmis evlerime, sonmus fenerlerime, derdimin duvarina,
arzu duymaz yokluga, circiplak yalnizliga, yazarim adini.
geri gelen sagliga, gecen her tehlikeye,
yazarim ben adini, yazarim.
bir sozun coskusuyla, donuyorum hayata,
senin icin dogmusum, haykirmaya.
Ey Özgürlük !
_ANGEL_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 23-04-2009, 10:28   #10 (tekli aç) (permalink)
Amatör Şairlerin Mekanı..
 
serjiii - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
User ID: 763
Üyelik tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 25.612
Rep Gücü: 15
REP Puanı : 1980
REP Seviyesi : serjiii has a brilliant futureserjiii has a brilliant futureserjiii has a brilliant futureserjiii has a brilliant futureserjiii has a brilliant futureserjiii has a brilliant futureserjiii has a brilliant futureserjiii has a brilliant futureserjiii has a brilliant futureserjiii has a brilliant futureserjiii has a brilliant future
Teşekkür Sayısı: 24
128 Mesajina 170 Tesekkür Aldi
Standart


EBru Suşiden iyidir be Kokoreç ne diyosun


___________________________________
BEN KİM MİYİM ?
Duymasını Bilene SES.
Çekmesini Bilene NEFES.
Gitmesini Bilene HEDEFİM.
Değerimi Bilene SEDEF.
Yaşamasını Bilene HAYAT.
Sevmesini Bilene YÜREK.
Yüreğini Sunmasını bilene KIYMET.
Savaşmasını Bilene ZAFER´im.Ben Yürekliyim.
Yüreğimin Karşılığında YÜREK İsterim...!!
serjiii isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:51 .
Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.1.0
Ad Management by RedTyger