01-03-2007, 05:58
|
#1 (tekli aç) (permalink)
|
Onursal Üye
User ID: 4900 Mesajlar: 9.589
Ruh Halim: Rep Gücü: 68 REP Puanı : 199 REP Seviyesi :   Teşekkür Sayısı: 93
152 Mesajina 219 Tesekkür Aldi
| Bilgicilik (Sofizm) | | Bilgicilik (Sofizm)
Eski Yunanda İ.Ö 5. yüzyılın ikinci yarısından İ.Ö 4. yüzyılın başlarına değin para karşılığı felsefe öğreten gezgin felsefecilerin (sofistler) oluşturdukları akıma bilgicilik denir.
Sofist deyimi, bilgeliği yeğleyen öğreti, bilgi öğretmeni, siyasada yararlı olma sanatı, söz söyleme sanatı anlamlarında kullanılmıştır. İ.Ö 5. yüzyıl, antik çağ Yunan felsefesinde bilgicilik akımının egemen olduğu çağdır. İlk düşünür sayılan Thalesden beri ortaya atılan sayısız varsayımlar, sonunda insan zekasını şahlandırmış ve bütün olup bitenleri yeniden gözden geçirerek kıyasıya eleştirmeye yöneltmişti. Doğa bilimlerinin denetiminden yoksun insan düşüncesi, varlığın temeli konusunda daldığı hayal aleminden kendisine dönüyordu. Bilgicilik akımının inceleme amacı, insanın kendisiydi. Protagoras a göre , insan her şeyin ölçüsü ydü. Bilgi, teorik bir merak değil, pratik bir yarar olmalıydı. Protagoras tanrılara gelince, ben onların ne var olduklarını ne de yok olduklarını bilirim diyordu. Bilgici Hippias, giydiği elbiseyi kendisi diktiği için bağımsızlığa kavuşmakla övünüyordu. İnsan her türlü yapma bağlardan kurtulmak ve insansal yasanın (nomos) yerine doğal yasa (physis) konulmalıydı.
Bilgiciler , özdekçi düşünceleri sürmekle beraber, ürünü oldukları idealist çizgiyi sürdürmüşler ve dünyayı tanıma olanağını yadsımışlardır. İşte bu idealist çizgidir ki, bir yandan bilgicilik akımını yozlaştırarak felsefeyi güzel söz söyleme sanatına dönüştürürken diğer yandan idealist ilkelerin gelişmesi sürecini doğurmuştur.
{a} |
___________________________________ . Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! Mustafa Kemal ATATÜRK |
| |