Hayırsızlarboard-Hayırlara Vesile Olsun

Geri git   Hayırsızlarboard-Hayırlara Vesile Olsun > ..::MedyaLoji-Haber-Siyaset::.. > MedyaLoji > Dünya

Hayırsızlarboard'a hoşgeldiniz. Boardumuzdan Daha fazla yararlanmak için Buraya Tıklayınız. Forumumuza Üyeyseniz ve Giriş yapamıyorsanız Lütfen Buraya Tıklayınız..Mailinizle ilgili probleminiz varsa bizimle iletişime geçmek için Lütfen Buraya tıklayınız.

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Kurallar Etiketler Arama


Dünya Dünyada yaşanan son gelişmelerle ilgili haberler

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29-11-2008, 02:15   #1 (tekli aç) (permalink)
Onursal Üye
 
Editor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
User ID: 32757
Üyelik tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 16.300
Ruh Halim:
Rep Gücü: 112
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : Editor has much to be proud of
Teşekkür Sayısı: 0
16 Mesajina 16 Tesekkür Aldi
Standart Türk laikliği ve modernlik


Türk laikliği, İslam’ı muhafazakar güçlerin çıkarları doğrultusunda kullanılmaktan çıkaran ilk girişimlerden biri... Türkiye’nin modern kurucuları, İslam’ı şekilci anlayışıyla anladılar, aynı Batı modernliğini şekilci yolla anladıkları gibi.MANAMA - Türk laikliği, Müslümanların İslam’ı muhafazakar güçlerin çıkarları doğrultusunda kullanılmaktan çıkarma amaçlı ilk girişimlerden biridir. Erkekler, muhafazakar ataları gibi, kadını özgürleştirmek ve haklarını genişletmek istemiyor. Modern çevreler ise ters yönde İslam’ı karalamaya ve Müslümanların tarihini küçük görmeye kanalize oluyorlar.Fakat modern Arap-İslam tarihimiz bu zincirlerden çıkmalıdır. Yeni siyasi ve fikri çabalara ihtiyaç duymaktayız. Tutumlardaki farklılık, anlayış düzeylerindeki çeşitlilik ve çıkarların çelişmesi dikkate alındığında, bu kolay gerçekleşecek bir şey değil.

Türkiye, Müslüman dünya için böyle bir deneyimi ve bu yönde bir sıçramayı temsil ediyor. Hanefi mezhebi ehli sünnet mezhepleri içinde en özgürlükçüsü oldu. Fakat buna tabi olan Türk aşiretleri, bu mezhebi iyi şekilde anlamadı. Bu durum da kral ve prenslerin tahakküm kurmasına ve büyük kültürü dikkate almaksızın dayatmada bulunmalarına götürdü.

Bu yapılanmanın modern çağda Türk halkı üzerinde faydalı sonuçları oldu. Zira bu göçebe halk büyük topraklara yerleşti ve büyük bir imparatorluk kurdu. Kentleri kurarken, milletlerin ganimetlerinden yararlandı. Geri kalmış Avrupa’ya yaklaştı. Türkler Hanefi mezhebini temel almaktan istifade ettiler. Bu mezhep temel unsurların dışına çıkmaksızın içtihat üzerine kuruludur ve İslam’ı anlamada, ve onu çağlara ve ilerlemeye yaklaştırmakta akla büyük önem vermektedir.


BATI MODERNLİĞİNİ ŞEKİLCİ YOLLA ANLIYORLAR
Türkler modern çağdaki büyük uluslararası çekişmelerin zirvesine yükselirken, mezhebi gelişmenin önemini Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılması, İslam halklarının sömürülmesi, hilafetin kaldırılması, ülkelerinin işgal edilmesi ve imparatorluktan mandacı bir ülkeye dönüşmeleri gibi acı deneyimlerle gördüler.

Türkiye’nin modern kurucuları, İslam’ı geçen yüzyılların şekilci anlayışıyla anladılar. Tıpkı Batı modernliğini aynı şekilci yolla anladıkları gibi. Hala büyük çoğunluk dini ve modernliği kıyafet ve söylem şekilleri olarak anlıyor. Geri kalmış geçmişten uzaklaşmak ve modernliği inşa etmek için bazı söylemler yetiyor.

Bu söylemlerin bile bir değeri vardı. Zira kıyafetler tarihimizde kadınların aklına hükmetmenin ve despotluğun bir şekline dönüştü, ama yüce ahlak kıyafetlerle gerçekleşmez.

Fakat Türk laikler Batı modernliğinin içeriğini biraz aştılar. Batı modernliğiyle uyum için sanayi devrimi gerekliydi.Yani insanların çalışması suretiyle devasa mali kazanımlara ihtiyaç vardı. Rusya, Çin, Japonya ve Hindistan’da bu operasyon insanların geleneklerini ortadan kaldırmak yerine, sanayi ve eğitimde ilerlemeye yoğunlaştığı ve insanlara çeşitli özgürlükler verildiği için başarılı oldu.

Türkler, Müslümanların hayatını değiştirmeyecek konular üzerinde yoğunlaştılar. Oysa Müslümanların hayatını reformcu politikalar, sanayileşmenin ve teknoloji devriminin yayılması değiştirir.

Hali hazırdaki nesil İslam kültürüne ve demokratik modernleşmeye yakınlaşamadığı takdirde, bir başka neslin bu misyonu yerine getireceği kesin. Türk halkının zengin deneyimi, kendisine demokratik Müslümanların kültürü ile çağdaş evrensel modernlik arasındaki tartışmayı anlama imkanı verdi.

Burada laiklik, geleneği veya kültürü ticarete dökmeme, İslamlaşma ise halkların köklü geçmişinin yıkılmaması ve iptal edilmemesi anlamına gelmektedir. İktidar ve etkili sınıflar ise sanayi devrimi ile sosyal adalet, azınlık hakları, kendi ibadetleri ve dillerini kullanma özgürlüğü arasında bir bileşen oluşturmalılar. Sünniliğin laikliğe yaklaşması diğer İslam mezheplerinden daha kolay olacaktır.

* Bahreyn’de yayımlanan Ahbar El Haliç gazetesi, 29 Ekim 2008, Arapçadan çeviri: HALİL ÇELİK


Editor isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:46 .
Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.1.0
Ad Management by RedTyger