Vip Üye
User ID: 127365 Mesajlar: 2.226
Ruh Halim: Rep Gücü: 17 REP Puanı : 74 REP Seviyesi :  Teşekkür Sayısı: 19
52 Mesajina 66 Tesekkür Aldi
| Tarımda dışa bağımlılık dönemi! | | Tarımda dışa bağımlılık dönemi!
Türkiye dünyada tarımda kendine yeterli sayılı ülkeler arasında yer alan bir ülke iken ne oldu da hemen her ürünü, tohumu, gübreyi dışarıdan alır hale geldi? Türkiye’de, halkın ürettiği satılamadığı için yakılıyor, fındık yağ yapılıyor, şeker stoklarda bozuluyor, çay ve domates denize dökülüyor. Tutarsız ve günübirlik tarım politikaları sonucunda, boş bırakılan tarlalar artarken çoğu çiftçinin ürünü kaldırmadan tarlada bıraktığı görülüyor.
HABER MERKEZİ
Uygulanan günübirlik ve tutarsız politikalar dolayısıyla enerjide, teknolojide, sanayide ve ekonomide dışa bağımlı halen gelen Türkiye, tarımda da kendi kendine yeten bir ülke olmaktan çıktı. Türkiye’de, halkın ürettiği satılamadığı için yakılıyor, fındık yağ yapılıyor, şeker stoklarda bozuluyor, çay ve domates denize dökülüyor. Tutarsız ve günübirlik tarım politikaları sonucunda, boş bırakılan tarlalar artarken çoğu çiftçinin ürünü kaldırmadan tarlada bıraktığı görülüyor. Ülkemizde yaklaşık 1/3’i kırsal alanda yaşıyor. Türkiye’de çalışan insan sayısının yüzde 26,4’ü tarım alanında istihdam ediliyor. Uygulanmakta olan tarım politikaları yüzünden tarımı GSMH’ye katkısı her geçen yıl düşerken, GSMH’nin yüzde 9’u tarımdan elde ediliyor. Tarım kesiminin Türk ekonomisine katkısı ise yıllık 70 milyar YTL’dir. Buna karşılık tarım sektörünün milli gelirden aldığı pay ise 0,8’de kaldı. Bu rakamlara bakıldığında Türkiye’de tarım sektörünün önemsenmediği açıkça ortaya çıkıyor. Türkiye dünyada kendine yeterli sayılı ülkeler arasında yer alan bir ülke iken ne oldu da hemen her ürünü, tohumu, gübreyi dışarıdan alır hale geldi. Hükümet çiftçinin önünü açmalı Tarıma girdi sağlayan tarımsal ürünleri üreticilerden satın alıp bir ölçüde Pazar garantisi sağlayan kurum ve kuruluşlar ise can çekişiyor. Bunun en önemli nedeni tarımda uygulanan yanlış, günlük ve popülist politikalardır. Bunun bir başka nedeni de Türkiye’deki tarımsal girdi fiyatlarının ve özellikle akaryakıt, tohumluk, gübre ve ilaç gibi girdilerin fiyatlarının çok olmasıdır. Hükümetin, çiftçiye ürününü satabileceği bir Pazar oluşturamamasından dolayı, üreticiler ürettikleri ürünü tek başına pazarlamak durumunda kalıyor. Oysa tarımı gelişmiş ülkelerde üreticiler hükümetlerin kurdukları güçlü tarımsal örgütlerle, devlet ve uluslararası firmalarla çiftçiler adına pazarlık yaparak ürünleri için Pazar oluşturuyorlar. Türkiye’de ise, halkın ürettiği satılamadığı için yakılıyor, fındık yağ yapılıyor, şeker stoklarda bozuluyor, çay ve domates denize dökülüyor. Tutarsız ve günübirlik tarım politikaları sonucunda, boş bırakılan tarlalar artarken çoğu çiftçinin ürünü kaldırmadan tarlada bıraktığı görülüyor. Öte yandan dışarıdan gelen bir kez ürün verecek şekilde genetiği değiştirilmiş tohumlardan tarlanın verimliliğini azaltacak gübreye kadar Türk tarımını dışa bağımlı bir hale geliyor ve çiftçi adeta cezalandırılıyor. Tarlalar kavruluyor, su boşa akıyor GAP büyük hedeflerle Türkiye’nin en büyük projesi olarak hayata geçirilmişse de, yetersiz girişim ve yetersiz yatırımlarla, hükümetlerin tarımı yeteri kadar önemsememesi nedeniyle, bugüne kadar hedeflenen hiçbir kritere ulaşamadı. Güneydoğu çiftçisi, özellikle yaz aylarında, kendi toprağını boş bırakarak Türkiye’nin dört bir yanında ırgat olarak çalışıyor. Oysa GAP’ta sulama yatırımlarının gerçekleştirilme oranı ancak yüzde 13’tür. Susuzluktan kavrulan topraklar su beklerken, su kaynakları boşa akıyor. Oysa bu sulama yatırımları tamamlanmış olsa, bu bölgede birim alandan daha fazla ürün alınacak, çiftçiler daha fazla kazanç elde edecek ve bölgede gerçekleşmekte olan göç sona erme noktasına gelecekti. Türkiye’nin sulanabilir arazinsin yüzde 20’si GAP bölgesinde olmasına rağmen bu bölgedeki toprakların yüzde 85’i sulanamıyor. GAP’ın Türkiye Ortadoğu için önemi bu kadar büyük iken, bu önemi İsrail gibi bazı ülkelerin farkın vardığı ve geleceğe, bu bölgedeki toprakları satın alarak yatırım yaptıkları biliniyor. Türk tarımı çöküş süreci yaşıyor. Türkiye, enerjide olduğu gibi tarımda da dışa bağımlı hale geliyor.
Milli Gazete |
___________________________________ Yalancıya ölçüsüz hayranlık kölelikten gelir. Ancak ruhları ve beyinleri köleleşmiş olanlar, yalancıya sevgi, saygı, bağlılık duyarlar... Türkiye her türlüsünü gördü ama… İktidarıyla, bürokratıyla Allah’tan bu kadar korkmayan yöneticiyi bir arada görmedi. |